twitter

27 Kasım 2014 Perşembe

EKREM KARABERBEROGLU / KRALLARIN HOCASI


Yüzüklerin Efendisi’nde Kral Aragorn "Övülmüyor diye yaptıklarınız yiğitçe olmayacak diyemeyiz“ der. Bazı insanlar yaşamlarını bu söz üzerine inşa etmişlerdir. Prensiplerinden, yiğitliklerinden asla taviz vermezler. Belki bu nedenle takdire mazhar olamazlar hatta bazen dışlanırlar ama karakterlerini oluşturan bu özellikleri onlar için olmazsa olmazdır.

Ekrem Karaberberoğlu

Tarih boyunca her zaman kahramanlar göz önündedir, gazetelerde manşet, filmlerde başrol olurlar. Onları yetiştiren isim ise ancak öldüğü zaman yetiştirdiği kahraman onun cenazesine gidince hatırlanır.

Kralların hocası Ekrem Karaberberoğlu 1927 yılında Adapazarı Yenicamii’de doğmuştur. Sakarya’nın malum kozmopolit yapısı itibariyle o da bir göçmendir. Aslen Boşnak olan Ekrem Hoca Sakarya’nın öz evladıdır. Kendi döneminin en önemli futbolcularından biridir. Kendi ifadelerine göre ona göre en iyi kaleci Leblebi Kamil, sonra Rauf Abisi üçüncü olarak da kendisidir. Onun ardından da Sakaryaspor’u 2.Lig şampiyonu yapan kadroda bulunan (Fiko) Fikret Aldinç’i sayar.

Her futbolcunun kendi şehrinin takımında oynadığı yıllarda Milli Eğitim Bakanı’nın emriyle her şehirde sadece bir takım olmasına karar verilmiştir. Sakarya’da tek takım olarak kalan Ada Gençlik’in kalesini Ekrem Hoca korumuştur. Askerlik zamanı gelince yolu İstanbul’a düşer Beşiktaş’ın akaretlerdeki sahasında idmana çıkar. Ali İhsan Karayiğit gel Beşiktaş’ta oyna der. Bu teklife sıcak bakar ama askerlik dağıtımı Ankara’ya çıkar. Siyah Beyaz formanın hayalini kurarken Jandarmagücü’nde bulur kendisini. 22 maçta sadece 5 gol yer ve 5 penaltı kurtarır. Kendisini Orhan Şeref Apakın izler beğenir ve Hull City maçında Gençlerbirliği kalesini ikinci yarı sen koruyacaksın maça gel der. Ekrem Hoca maça gider ama asker kıyafetiyle görevliler içeri almazlar. Üzgün bitap bir halde taburuna döner. İki büyük şehrin takımlarında forma giyme şansını kıl payı kaçırır.

Askerlik sonrası Sakarya’ya döndüğünde Ada Gençlik eski takımına dönmesini ister. O dönem Yenicamii semtinin takımı Hilalspor kapanınca yerine Yıldırımspor kurulmuştur. Yönetimin ısrarıyla Ekrem Hoca kendi semtinin takımında oynamayı seçer. 10 yıl boyunca Yıldırımspor’un kalesini korur. Ekrem Hoca Kaleci-Antrenör olarak semtin çocuklarından bir takım yapar. Kadroda Kesici Muyo, Köylü İlyas (solbek), Abaza Ergun (ortasaha) , ayakkabıcı İsmail (sol açık) , Arnavut Vahdet (forvet) yer almaktadır. Libero da ise Ekrem Hoca’nın hayatı boyunca en beğendiği iki oyuncudan bir olan Deve İhsan vardır. -Diğeri genç yaşta kaybettiğimiz Aykut Yiğittir.- Eğer Ekrem Hoca’ya Matt Busby dersek Deve İhsan (Ertem) onun Duncan Edwards’ı, Aykut Yiğit ise George Best’idir.

Ekrem Hoca İhsan'ı Adapazarı’na Yıldırımspor’a transfer eder. Türkiye Şampiyonu olan kadroda liberoda harika oynar ve Galatasaray tarafından istenir. İhsan’ın babası Arifiye’de toprak ağasıdır.Babası İhsan'ı İstanbul’a yollamaz. Diğer isim Aykut Yiğit ise 1. Ligde gol kralı olur ve Fenerbahçe’de oynar.

Şampiyonluğu kazandıkları maçta ev sahibi Samsun Fener Gençlik’i kaptan İsmail Baylav’ın golüyle 1-0 yenerler. Şampiyonluğun ardından Samsun’dan jandarmanın yardımıyla zor çıkan takım Düzce’den Adapazarı’na konvoyla gitmiştir. Takımın oyuncuları 1. Ve 2. Lig ekiplerince kapılmışlardır. Vahdet Vefa’ya, Muyo şeker’e, Necati Merinos’a gitmiştir. 500 dönümlük arazi olmasa İhsan’da Galatasaray’a gidecektir.

Soldan Ayaktakiler: Niko Necati,Kesici Mustafa,Deve İhsan,Ekrem Karaberberoğlu,Saim,Abaza Ergun
Soldan Oturanlar; Yusuf,Köylü İlyas,Arnavut Vahdet,Nadir,Kaptan İsmail Baylav

Ekrem Hoca futbolculuğuna noktayı zirvede koyar. Terzilikle geçimini sağlarken bir yandan da Antrenörlük kurslarına gider. Donatımspor’un başına geçer burada kendisinden habersiz yapılan iki transfer onu kızdırır futbolcuların günahı yok diye düşünür ama prensiplerinden de taviz verecek değildir. İstanbul’a giden takıma eşlik etmez yönetime de ne haliniz varsa görün der. İşsiz kalan hocanın imdadına asker arkadaşı Belediye Başkanı Behçet Deryaoğlu yetişir. Ankara’ya gider dönüşünde artık Bölge Antrenörü olmuştur. Sakaryaspor genç takımı için önerilir bu teklif Sakaryaspor’un ve Ekrem Hoca’nı kaderini değiştirir.

Sert teknikleriyle oyuncularını yıldırsa da bir o kadar merhametli ve çocuklarını düşünen bir antrenördür. Ahlaki disipline önem verir. Pavyonda olay çıkaran ve eşini, çocuklarını başka bir kadın için terk eden iki öğrencisini asla affetmez.

Sakaryaspor’da birçok oyuncu yetiştirir. Türkiye Futbol tarihinin en golcü oyuncusu Hakan Şükür onun öğrencisidir. Babası Sermet Şükür’ün getirdiği uzun boylu çocuğu önce kanatlarda sonra defansta dener ama yerinin santrafor olduğuna karar verir.  Uzun boyuna rağmen hava toplarına iyi çıkamayan oyuncusuna idman sonunda sol açık Şaban Yıldırım(Sakaryaspor’un eski teknik direktörü) sağ açık oğlu Esat ve defans Soner’le özel idman yaptırır. Hatta kafa vuruşu denince Türkiye’de akla gelen ilk isim olan Hakan Sükür bu konuda Soner’e çok şey borçludur der. Bu antrenmanları tam 3 sene yaparlar. Bir Hakan Şükür gerçekten de kolay yetişmemiştir.


Ekrem Hoca “Hakan’ı severim dedesi gibi iyi bir insandır ama babasıyla aram iyi değildir der. Emeklerimiz çoktu Hakan üstünde sadece ben değil 4 oyuncum Şaban, Esat ve özellikle Soner’in  emeği çoktur. Babası tam istediğimiz seviyeye geldiğinde onu aldı Bursaspor’a götürdü. O zaman çok üzülmüştüm” der.

Oğuz Çetin’in çok özel bir oyuncu olduğunu Fenerbahçe’ye satıldığını duyunca hayal kırıklığına uğradığını belirtir. Bir sene daha kalsa ülkenin tozunu attırır daha büyük meblağ kulübe kazandırabilirdik diye hayıflanır. Ekrem Hoca da sert bir hocadır öğrencilerine bir iki tokat atmadan takımdan yollamaz. Oğuz ise çok sakin bir çocuktur en son Fenerbahçe’ye gitmeden ensesine bir şaplak indirir. Ekrem Hoca’nın dayağını yemeden büyük takıma gidilmez diye takılır ona. Her anında Sakaryaspor’un menfaatini düşünür.

Aykut  Kocaman’ın ufak tefek yapısına aldırmaz, idmanlarda hor görülmesine rağmen içindeki yeteneği görür. Herkes oynamasına itiraz eder ama gencecik Aykut’u sol açıkta zorla oynatır . Aykut maçta bir penaltı yaptırır  ve herkes tarafından tanınır. Bülent Uygun için biraz haşarıdır der ama onu da sever öğütler verir.


Onun en özel oyuncusu ise  (Kuzu) Aykut Yiğit’tir. Ceza sahası içinde onun gibi plase yapan oyuncu yoktur, oyun görüşü, sahadaki zarafeti onun için başkadır. 16 yaşında A takımda oynamaya başlar. Sonra Aykut’u Eskişehirspor önemli bir ücret karşılığında kadrosuna katar. Sakaryaspor 1. Lige çıktığında yuvaya geri döner ve Süper Ligde gol kralı olur. Deplasmanlarda en çok fotoğraf çektirilen kişi Aykut’tur.

Ekrem Hoca Recep Çetin’i de ayrı bir yere koyar. Çok kuvvetlidir ayağı şiş halde iki masajla Beşiktaş maçına çıktı.  Hatta  maçta öyle bir oynadı ki Beşiktaş’ın aklı onda kaldı der. Ayrıca Recep Karasu’nun İhsaniye köyündendir. Geldiği yeri hiç unutmamıştır yeri gelir köyünde ineklerini güder tatilini köyünde geçirir denize Bodrum’da değil, İhsaniye’de girer. Kızı da gelmiştir kendi köyünden almıştır.

Hoca çok Kral yetiştirdi yanına bir de İmparator ekledi. Aykut Yiğit, Aykut Kocaman, Hakan Şükür, Bülent Uygun 1. Ligde gol krallığı sevinci yaşadı. Oğuz Çetin İmparator lakabıyla anıldı. Turan Sofuoğlu, Engin İpekoğlu, İlker Yağcıoğlu gibi birçok üst düzey oyuncu yine Ekrem Hoca’nın tedrisatından geçmişlerdir. Yetiştirdiği 21 oyuncu milli takıma seçilmiştir. Tıp doktoru arkadaşından aldığı dergilerdeki bilgilerle oyuncularını çalıştıran hocanın talebeleri 40 yaşına kadar üst düzey futbol oynamışlardır.


Ekrem Hoca devlet memurudur. Onca yetiştirdiği oyuncuya rağmen menajerlik düşünmemiş teklif edenlere bütün işi futbolcular yapacak ben de para mı alacağım demiştir. Devlet bana genç oyuncu yetiştirmem için para veriyor bu bana yeter görüşündedir. Günlük işlerini hallettiği bir Mavi Mercedes’i vardır, komşusu araba alınca kömürlükte duran mavi bisikleti Ekrem Hoca’ya vermiştir.

Bu emektar mütevazı futbol adamı Türk Futboluna eşik atlatmıştır, yetiştirdiği oyuncular milli takımın çekirdek kadrosunu oluşturmuşlardır. Avrupa ve Dünya futbolunda söz sahibi konuma gelen Türkiye futbolunda Ekrem Karaberberoğlu’nun emeği çok büyüktür. Kralların Hocasını rahmetle anıyoruz.

Kaynaklar: *Mazlum Uluç TFF.org içeriğindeki “Kralların hocası” adlı yazı,*Sakaryaspor.com





                 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder